“Salt strateji, hiçbir şeydir. Bütünleşik strateji her şeydir.”

Ne demek istiyorum?
Stratejiler, amacımızı gerçekleştirecek sonuçlara ulaştıran köprülerdir. Strateji bilinçli bir planlama ile
başlar; şartlarla şekillenir. Nihai amacımız net olabilir; rota ve yolumuz ise şartlara göre değişim
göstermek durumunda. Strateji geliştirme yöntemleri, elbette organizasyon ve liderlere göre farklılık
gösterecektir. Ancak, belli temel öğeleri mutlaka barındırmak durumunda. Dış çevre, organizasyonel
yetkinlikler, müşteri gereksinimleri, hedef ve eylem planı, performans kriterleri gibi.
Hayata geçemeyen strateji, anlamsızdır. Hedeflediğimiz sonuçlara götürmeyen strateji, verimsizdir.
İstediğimiz sonuçları üretmeyen strateji ise, gereksizdir. Hem organizasyonlara, hem de çalışan ve
etkilenen herkese beyhude zaman ve emek harcatır. Odak, enerji ve verim kaybına yol açar. Sanırım,
dünya, hayata geçemeyen birçok fikir ve proje kadar; bir o denli de sonuca ulaşmamış stratejiyle
doludur. Düşünceyle, icraatı; icraatla sonucu bağdaştırmak şart.
Stratejilerimiz amaç ve vizyonumuzu desteklesin ki, ufka yolculuğumuz başarıyla gerçekleşsin, kalıcı
olalım. Dış çevrede olan biteni, rekabeti, müşterileri iyi anlayalım ki, etkili kararlar verebilelim. Tekstil
işindeki bir firma, müşterilerinin beğenisini anlamak için bakın ne yapmış: tasarımcılarını Anadolu’ya
göndermiş, mağazalarda satış yaptırmış, müşterilerle temasta olmalarını sağlamış. Muhtemeldir ki,
belli tasarımlarını hiç piyasaya sunmama, ya da yeni tasarımlara yönelme gibi sonuçları da olmuştur.
Kararlar, ‘vaz geçmeyi’ de içerebilmeli; düşük kârlı bir işten çıkmak gibi. Benzer şekilde, belirli gelir
grubundaki kitlelerin, bizim ürünümüze gelirlerinden ne kadar pay ayırmayı isteyebileceğini ya da
ayırabileceğini de düşünmemiz gerekir. Fiyat stratejimizi ona göre belirlemeliyiz.

İsveçli mobilya perakendecisi IKEA’yı hepimiz bir şekilde tanıyoruz. Mobilya işinde birçok yenilikçi
uygulamanın sahibi. Müşterilerine ekonomik ürünler sunmak isteyen firma, maliyetlerini düşürmek
durumunda idi. Ürünlerini en uygun bedelle temin edebilmek üzere, küresel tedarik ağı kullandı.
Mobilya parçalarını, müşterilerin satın alıp, kendilerinin monte edeceği şekilde bir sistem kurguladı.
Elde ettiği maliyet tasarruflarını, uygun fiyatlı satışa dönüştürdü. Farklı ve çok sayıda müşteriye hitap
edebilecek tasarımlar, yeni ürünler ve seçenekler sundu. Müşterilerin keyifle zaman geçirecekleri,
bütçe ve zevklerine göre birçok seçeneği bir arada bulabilecekleri alışveriş ortamları geliştirdi. Benzer
alışveriş deneyimini, web sitesi ve e-ticarete de yansıttı. Sadakat programları uyguladı. IKEA, yalın,
basit görünümlü; çok işlevli ve özel tasarımlı ürünler piyasaya sunmakta. Teslim şekillerini
çeşitlendirmekte. Müşterilerinin dekorasyon, tasarım gibi gereksinimlerinde danışmanlık sağlamakta.
Kullanıcılarının tasarım fikirlerini değerlendirmekte.

Çok büyük olasılıkla, IKEA’nın iç dünyasında stratejik bütünlük sağlanmış durumdadır. Başarılı
olabilmek için, ne yapmak istediğini, tüm çalışanlarına, tedarikçilerine, iş ortaklarına ve müşterilerine
net olarak, sürekli ve her kanaldan anlatmış ve hissettirmiş olmalı. Uygun maliyetli ve belli kalitede
ürün ve hizmet sunan tedarikçileri seçmiş olmalı. İyi bir maliyet ve kaynak planlaması yapıyor olmalı.
Kurumsal kaynak planlaması, tedarik zinciri yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi gibi konularda iyi bir
teknolojik yapıya sahip olmasını beklerim. Herhalde, tasarımcıları ve yeni ürün geliştirmeyi
önemsiyordur. Müşteri odaklı bir kültürü yayma çabasında olduğunu düşünürüm. Organizasyonunu,
çalışanlarının profil ve gelişimini bu doğrultuda şekillendirmiş olmalı. Öte yandan, tüm bu bağlantıları
etkili biçimde gerçekleştiren liderler beklerim. Sürekli öğrenmeyi, müşterileri dinlemeyi alışkanlık
haline getirmiş olsalar gerek. Değişimi etkili yönetebilen, yenilikçiliği hazmetmiş, her şeyden önemlisi kişisel ve sosyal becerileri gelişmiş liderlerle karşılaşacağımı düşünürüm. Kısaca, işi bilen, operasyona egemen ve dahi ‘stratejik liderler’le karşılaşırız diye düşünüyorum.

Strateji, temelde analizlere dayansa da, işin başarısı, önemli ölçüde doğru sentezden geçiyor.
Daha da önemlisi, stratejiler ancak, çalışanlarca benimsendiğinde, müşterilerimize ve iş ortaklarımıza
değdiğinde anlamlanıyor ve vücut buluyor.

Müşteriye değen her noktada çalışanlarımızın ve iş birliklerimizin olduğunu unutmayalım!

 

Yayın: KOBİ-EFOR Kasım 2011