‘Strateji’ kelimesi, kocaman bir kavram gibi görünse de, nihayetinde herkesi ilgilendirmekte.

Çocuklarının en iyi biçimde nasıl gelişeceğini düşünen anne baba, strateji geliştirmek durumunda! Mahalledeki süper marketin yanında ayakta kalma mücadelesi veren  bakkal da… Çalışanlarının motivasyonunu  ve verimliliğini artırmayı isteyen işletme de… Nakit akışını dengelemeye çalışan girişimci de… Sanayi ile işbirliğini geliştirmeye zihin yoran üniversite de… Üreticiyken, satış ve pazarlama ağını nasıl kuracağının arayışındaki işveren de… Bulut bilişim, sosyal medya, mobil dünya konuşulurken, bunlardan ne fayda elde edebileceğini anlamaya çalışan kuruluş da… Yurt dışına açılırken hangi pazarlara gideceği, markasını nasıl konumlandıracağını düşünen işletme sahibi de… Herkesin, Internet, bloglar ve sosyal medya sayesinde potansiyel birer yazar haline geldiği bir dünyada değişime nasıl uyum sağlayacağını düşünen basın-yayın sektörü de…

Strateji, bir ülkenin, kuruluşun ve hatta bireyin yol haritasıdır.

Geleceklerine dair seçimlerini ve ne yapacaklarının belirlenmesini içerir. ‘Geleceğin’ nasıl şekillenebileceğine dair bir miktar tasavvur edebilmeyi ve o ‘gelecek’ içinde nasıl bir konum alınacağına dair amaç, hedef oluşturmayı gerektirir.  Seçenekler geliştirme, seçimler yapma; hemen beraberinde de birşeylerden vazgeçmeyi gerektirir. Seçimlerini nasıl hayata geçireceğini belirlemeyi ve amacına ne denli yaklaştığını gözetmeyi gerektirir.

1886 yılında Jacobs’un Eczanesi’nde ‘lezzetli ve canlandıran’ bir içecek olarak hayat bulan Coca-Cola, 125.yılında ‘mutluluk’ sunma vaadini yerine getirebiliyorsa, mutlaka ki strateji yolculuğunda birçok seçimler yapmış ve vazgeçişler yaşamıştır. Ya da çizgi film kahramanları tasarlayarak yola çıkan Disney,’ günümüzde ‘farklılaştırılmış eğlence’ vaadine doğru ulaşırken ne seçimler, ne vazgeçişler yaşadı acaba?  Arama motoru olarak yola çıkan Google, yıllar içinde her türlü ‘bilginin’ üretilebildiği bir veri uzayı halini nasıl aldı?

Vazgeçmek de, enerjiyi doğru odaklamak açısından, en az yeni birşeyler yapmak kadar önemli.

Düşük kârlı ya da potansiyelli işlerden çekilebilmek, karmaşık işleyişleri ya da verimsiz işleri daha iyi yapabileceklere devretmek, az gelir getiren Müşteriler için farklı hizmet kanalları geliştirmek bir yandan vazgeçmek öte yandan yeni çözümler geliştirebilmek anlamı taşımakta.

Bilim çevrelerinin iyimser tahminlerine göre, 20-30 yıl içinde dünyadaki canlı türlerinin beşte birinin soyları tükenme tehlikesi altında iken, biyoloji, ekoloji, tıp gibi sahalarda yapılacak çalışmalar, tüm canlıların sürdürülebilirliğine katkıda bulunacak umudundayız. Peki biz insanlık olarak nelerden vaz geçeceğiz? Karbon emisyonunu azaltma, enerjiyi ve suyu verimli kullanma, orman ve hayvan katliamını durdurma, sağlıklı ve doğal beslenme… İnsanlık olarak stratejilerimiz ne?

Strateji geliştirme, içeriğinde mevcut durumu anlama, amaç ve hedef belirleme, seçenekler geliştirme, seçimler yapma, karar verme, eylem planlaması, hayata geçirme ve gözden geçirmelerden oluşan ‘mantık’lı süreçleri barındırmakta. Öte yandan, pazar gerçeklerine, eğilimlere, rekabete göre farklılaştırma ve değer sunmak üzere yapılacak ‘bilinçli seçimleri’ de içermekte. Seçimlerimizin, strateji ve ilgili eylemlerimizin bizi nihaî amacımıza ne denli ulaştırabileceğini; ilintili, gerekli ve yeterli olup olmadığını, yani ‘tutarlılığını’ da çok iyi değerlendirmek durumundayız.

Örneğin, belli başlı dünya ekonomileri arasında olmayı amaçlayan bir ülkenin, üretimini artırma; ihracat/ithalat dengesini gözetme; yapısal sorunlarını aşma; gençlerini bilim ve akıl ekseninde yoğurma; kadın, erkek tüm bireylerini üretime ve ekonomiye değer katar hale getirme,  gibi temel konularda çok net ve tutarlı stratejilerle yol alması gerekir. Sanayi, ticaret, enerji, bilişim, eğitim, sağlık, turizm, tarım… tüm sektörlerde tutarlı strateji ve politikaları benimsemesi ve hayata geçirmesi gerekir ki, nihaî amaca gerçekten ulaşılabilsin. Yolculuk elbette bol virajlı, engebeli, düşüş kalkışlı, duraksamalı olacaktır.

Gerekli manevralar da yapılmalıdır; ancak her durumda nihaî amaç doğrultusunda.

 

Yayın: KOBİ-EFOR Haziran 2012